İlgilendiiğiniz kategoriyi seçerek o kategorideki içerikleri listeleyebilrsiniz...

Nazca Çizgileri - Doğaüstü Olaylar - Dogaustu.net

Nazca Çizgileri

Nazca çizgileri günümüzde bile gizemini korumakta olan Güney Peru’daki Nazca Çölü’nde bazı canlı biçimlerini ve çeşitli geometrik biçimleri simgeleyecek tarzda ovaya çizilmiş ve kimisi kilometrelerce uzunlukta olan çizgiler topluluğudur. Bazı çizgiler uzaydan görünecek kadar uzun ve büyüktür. Bu çizgilerin ne amaçla ve kimler adına çizildiği bilinmemektedir. Erich von Daniken Nazca ovasının bir uçuş pisti olduğunu ve bazı dönemlerde uzaylıların ve farklı boyuttaki canlıların araçlarıyla bu bölgeye iniş yaptıklarını öne sürmüştür.Dünyanın en büyük sanat eserleri arasında sayılabilecek Nazca’daki çizgiler veya desenlerdir.

tumblr_inline_mpxoyq2n2X1qz4rgp

1926 senesinin eylülünde, Profosör Julio C. Tello önderliğindeki bir arkeolog ekibi, Peru’nun güneyindeki bir çölün uzantısında yer alan Nazca Düzlüğündeki Cantallo’da kazı yaparken, ekipteki iki üye o bölgedeki bir tepeye tırmandılar ve olağandışı şaşırtıcı bir keşifte bulundular. Nazca’daki çölün sanki dev bir cismin ya da varlığın yapabileceği büyüklükte çizimlerle dolu olduğunu gördüler. Çölde, binlerce düz, kıvrımlı çizgil, geometrik şekiller ve hayvan çizimleri bulunmaktaydı. Bu çizimler o kadar büyüktü ki sadece yüksekten bakıldığında seçilebilmekteydi. Bu desenlerin çöl bölgesinin içinden geçen Pan Amerikan Otoyolu yapılırken bile kimse farkına varmamıştı. Ancak 1930’larda, bu muhteşem çizimlerin üzerinden uçan Peru Hava Kuvvetlerinin pilotlarının çektiği fotoğraflarla arkeologların keşfini doğrulamış oldu.

Bilim dünyasında, o günden bu yana çok değişik savlar ortaya atıldı. Bu çizgilerin, başlangıçta “Kristopf Kolomb-öncesi Latin Amerika”da düzenlenen ilk olimpiyatların atletizm pistleri olduğu iddia edildi. Astroloji dünyası da Maymun, kuş ve fok gibi hayvan şekillerinin dev bir yıldız falı olduğunu söylediler. Onlara göre, bu dev hayvan şekilleri, günümüz burçlarına benzer nitelikteydi. Birçok bilim adamı ise, bu çizgilerin nazca bölgesinde yaşayan uygarlığının yürüyüşü çok sevdiğini ve tesadüfü oluştuğunu söylemiştir, ama bu tez de arkeologların araştırmalarınca çürütüldü.

Nazca çizgileri için ilk bilimsel açıklama, Alman matematikçi Maria Reiche’den (1903-1998) geldi. 1946 yılında Nazca yakınlarındaki San Pablo kasabasına yerleşti ve yaşamını Nazca çizgilerinin sırrını bulmaya adadı. Bilimsel kariyerini geogliflerle yapmak isteyen Maria sayesinde Nazca’nın dev şekilleri, 1983 yılında UNESCO tarafından “Dünya Mirası” kategorisinde koruma altına alındı. Maria Reiche, öncelikle bu çizgilerin nasıl çizildiği sorusuna bir açıklık getirdi. Ona göre, kumun daha koyu olan üst tabakası kazınmış ve böylece alttaki daha açık bir tabaka ortaya çıkarılmıştı. Ona göre, şekiller Güneş’in, Ay’ın ve bazı yıldızların pozisyonunu yansıtıyordu. Ve insanlara ne zaman ekinlerini ekmeleri, ne zaman tarlalarını sulamaları ve ne zaman ekini toplamaları gerektiğini hatırlatıyordu. Fakat kuşkulu bilim adamlarına göre bu sav, bir bakıma dev okları ve düz çizgi biçimindeki şekilleri açıklıyordu, ama özellikle hayvan figürlerinden oluşan görüntüler konusunda yetersiz bırakıyordu. Düz çizgiler de hemen bütün yönlere kaydırılmıştı. Daha sonra bilgisayar aracılığıyla yapılan hesaplar, şekiller ve çizgilerin sadece yüzde 20’sinin astronomik pozisyonlara uygun düştüğünü gösterdi. Maria Reiche’nin kuramı belki olayın bir yönünü aydınlatmaktaydı.

Nazca’nın sırrını popülerleştiren ve belki de ilham yoluyla hissettiğini kitabında yazarak, okuyucularını bambaşka düşüncelere sevk eden isim, Alman Erich von Däniken oldu. 1968 yılında kaleme aldığı “Tanrıların Arabaları” adlı araştırma kitabında, bu dev şekillerin uzaylı zekâsının ürünü olduğunu öne sürdü. Yazara göre, yamuk biçimindeki ana şekiller, basit bir biçimde uzay gemilerinin iniş pistleriydi. Uzaydan gelen ve gelişmiş bir teknolojiye sahip bu yabancılar, yerel halk tarafından “tanrılar” olarak kabul görmüşlerdi. İşte o nedenle, daha sonra bu gökyüzünden gelen tanrılarla iletişim kurmak için kumun üzerine, büyük çoğunluğu hayvan figürlerinden oluşan dev şekiller çizmişlerdi. Bu İzler, 1300 kilometre karelik bir alanı kapsamaktadır. Nazca ovasında toplam 26 çizim vardır. Bu izlerin bulunduğu yerden çıkarılan çanak çömlekler M.Ö 300 ve M.S. 540 yılları arasında yapıldığı düşünülmektedir.

Nazcada yapılan kazılar sonucu bulunan eşyalar, karbon 14 testi ile M.Ö. 5. yüzyıldan M.S. 6. yüzyıla kadar tarihlendirilebiliyordu. Ve burada büyük bir uygarlık yaşamıştı. Bu uygarlık tam 1000 yıl boyunca varlığını sürdürmüştü. Bölgenin çöl topraklarını kendilerine yerleşim bölgesi olarak seçen bu topluluk, günümüzde “Nazcalılar” diye anılıyor.Guiseppe Orefici’nin savına göre Nazcalılar, barışçıl, ama koyu dindar bir topluluktu. Bu topluluk sanatta ve en önemlisi, geometri konusunda çok ileriydiler. Hem de, kenarları 110 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğinde piramitler inşa edecek kadar ustaydılar.

Yapılan kazıların ortaya çıkardığı bir başka ilginç nokta ise, bulunan tüm eşyalarda ortak paydanın su olmasıydı. Kurak, hatta çöl denecek bir iklimde varlıklarını sürdüren Nazcalılar için su çok önemliydi. O nedenle, sarmal biçimde kuyular oluşturarak gelişmiş bir su iletişim şebekesi oluşturmuşlardı. Şebekeden, bazı civar köyler ve kasabalar bugün bile yararlanıyorlar. Bu noktadan hareket eden Guiseppe Orefici’ye göre, Nazcalılar’ın bütün dinsel ritüellerinin su ve bereket kavramları oluşturmuştu.

Büyük çoğunluğu sadece uçaktan görülebilen bu dev şekilleri Nazcalılar nasıl çizmiş olabilirler? Guiseppe Orefici bu konuyu fotoğrafçılıkta kullanılan “agrandisman” yöntemiyle açıklıyor. Ona göre, önce ana şeklin en küçük parçasının şeklini çizdiler ve daha sonra da, basit basamak hesaplarıyla daha büyüklere geçtiler.

Nazca uygarlığına bu çizimleri nasıl yapacakları bir şekilde öğretildi. Ayrıca insanın aklına ilk gelen soru şu oluyor; bir uygarlık ya da kabile neden sadece havadan görülebilecek bir şey yapsın? Yani en azından o zaman için yaşayan insanların görmeyeceği bir şeyi neden yapsın? Ayrıca bu çizimler insana hitap etse, bir halk, neden bu çizimleri yere yapsın? Pekala kayalara, taşlara duvarlara, mağaralara yapabilirlerdi. Bu çizimleri acaba Eric von Daniken’in de kitabında yazdığı gibi orada yaşayan halk uzaylılara mesaj göndermek için yapmış olabilir mi? Ki bu çizgilerin arasında havaalanı pisti de bulunmuştur.

Nazca çizgilerinin üzerindeki sır, tam olarak çözülebilmiş değil. Bu olgu bilim dünyası için hala araştırma konusu.


Açıklanamayan Doğaüstü Olaylar 7 Aralık 2018 7 Aralık 2018 — 04:27
Dikkat! Bu alanda göndermiş olduğunuz mesajlar tüm ziyaretçiler tarafından görüntülenebilir. Göndermiş olduğunuz mesajların toplum ve site kurallarına yakışır saygılı & seviyeli içerikler olmasına dikkat ediniz ...
Tüm mesaj içeriklerinin de ziyaretçiler tarafından görüntülenebileceği nedeni ile özel kimlik bilgisi ya da kötüye kullanımı mümkün olabilecek içeriklerinizi lütfen mesajlarınızda paylaşmayınız. Bu gibi içerikli mesajlar yapılan düzeli denetimler ve şikayetler yolu ile tespit edilerek yayından kaldırılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu Olaya Benzer Olaylar